BAŞKAN SAVAŞ FOX TV EKRANLARINDA ÖNEMLİ AÇIKLAMALARDA BULUNDU

Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Lütfü Savaş, Fox TV’de yayınlanan ‘İsmail Küçükkaya ile Çalar Saat ‘ programının canlı yayın konuğu oldu.

Hatay’ın birikimli bir şehir olduğunu vurgulayarak sözlerine başlayan Başkan Savaş, “Hatay, dünyadaki 23 medeniyetin 13’üne ev sahipliği yapmış bir şehir. İçerisinde bulunduğumuz müzenin dünyada eşi benzeri yoktur. Bu müzeye getirilme imkânı olmadan Fransa’ya Fransız işgali döneminde kaçırılan 5 bin tane eserimiz var” ifadelerine yer verdi.

Program sunucusu İsmail Küçükkaya Hatay’da oynanacak Hatayspor – Galatasaray maçını hatırlattı. Başkan Savaş’ın Hatayspor’a destek verdiğinin altını çizen Küçükkaya, iki takımın maçını izlemeye gideceğini belirtti.

İsmail Küçükkaya Başkan Savaş’a yaşam öyküsünü sordu. Başkan Savaş, “Yoksul bir ailenin çocuğuyum. Tırnaklarımızla kazıyarak buralara geldik. Tıp Fakültesi’ni çalışarak bitirdim. İlkokul ve liseyi de çalışarak okudum. Eskişehir’de Yılmaz Büyükerşen’in öğrencisiydim. Bizim fakülte dekanımızdı. Mezun olduktan sonra Hatay’a döndüm Mustafa Kemal Üniversitesi’nde göreve başladım. Rektörün başdanışmanı olarak görev yaptım. Ve birlikte Tıp Fakültesini kurduk. Sonrasında Antakya Belediye Başkanlığı yapmam istendi. 5 yıl Antakya Belediye Başkanlığı yaptım. Anlaşmazlıklar nedeniyle AKP’den ayrıldım” şeklinde konuştu.

“MİLLİ BİR ADAMIM ÜLKÜCÜ KÖKENDEN GELİYORUM”

Küçükkaya Başkan Savaş’a Ak Partili olup olmadığını sordu. Başkan Savaş Ak Partili olup olmadığı sorusunu şu sözlerle yanıtladı: “ Ben milli bir adamım. Ülkücü kökenden geliyorum. Atatürkçüyüm. Bu ülkenin bütünlüğü ve birliği için çalışan herkesle çalışırım. İnançlıyım. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün de annesi hafız babası hacıdır. Benim annem de manevi değerleri yüksek bir insandır. Ve hacıdır. Biz de milli değerlerimizi üst düzeyde tutuyoruz. AKP’de kendimi dışlanmış hissettim.5 yıl boyunca kendi projelerimi yaptım. 5 yılın sonunda ayrıldık. Bir daha AKP’den aday olmadım.”

“BUGÜNE KADAR HİÇBİR PARTİNİN ROZETİNİ TAKMADIM”

Başkan Savaş bugüne kadar hiçbir partinin rozetini takmadığını ve yalnızca Türk bayrağı rozeti taktığını ifade ederek, “Ben bugüne kadar hiçbir partinin rozetini takmadım bugüne. Herkesin belediye başkanı olmayı tercih ettim. 10 yıldır Hatay’ın bütün renklerini, düşüncelerini, dini inançlarını sahiplendim. Cumhuriyet Halk Partili olmaktan memnunum” açıklamalarında bulundu.

Küçükkaya, Başkan Savaş’ın CHP’den aday olma sürecinin nasıl olduğunu da sordu. Başkan Savaş CHP’ye katılma sürecini şu ifadelerle dile getirdi:

“Beni önce Saadet Partisi daha sonra Milliyetçi Hareket Partisi Davet etti. Daha sonra Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu davet etti. Büyükşehir Belediyesi adayımız olur musunuz dedi. Ben de “Ben ülkücü bir insanım siz sosyal demokratsınız nasıl bir bağ kuracağız’ diye sordum. Sayın Kılıçdaroğlu da bana ‘Vatan ve bayrak elden gidiyor. Vatana da bayrağa da birlikte sahip çıkacağız. Bu ülke hepimizin’ dedi. Ben de aynı fikir de olduğumu ifade ettim. O gün bugündür Sayın Kılıçdaroğlu ile çok iyi bir diyaloğumuz var. Hatay için yaptıklarımızı zaman zaman tüm ülkeyle paylaştığı için kendisine çok teşekkür ediyorum.”

Türkiye’nin birlik ve bütünlüğe ihtiyacı olduğunu ifade eden Başkan Savaş ayrışmanın doğru olmadığını savundu.

Hatay’ın Anadolu’daki ilklerin şehri olduğunu belirten Başkan Savaş, ilk caminin ve ilk kilisenin bu kentte olduğunu ve hiçbir ayrımcılığın yaşanmadığını özellikle vurguladı. Kurtuluş Savaş’ı döneminde de Hatay halkının tüm renkleriyle mücadele verdiğinin altını çizen Başkan Savaş, bir arada yaşama kültürünün hüküm sürdüğünü ifade etti.

Hatay’da 500 bin Suriyelinin yaşadığını söyleyen Başkan Savaş, “ Ensar- muhacir kavramına inanıyoruz. Buraya gelenler bizim din kardeşimiz. Eğitim, barınma, yeme-içme ihtiyaçlarını karşılayalım. Ancak Suriye’de sular durulduğunda yaşam normale döndüğünde burada yaşayanlar evlerine dönsünler istiyoruz. Yayladağı, Altınözü ve Rehyanlı’da aday çıkartsalar seçimi kazanacak durumdalar. 5 yıl sonra Kırıkhan’da ve 12 yıl sonra Hatay’da bizden daha fazla olacaklar. Mustafa Kemal Atatürk ve Tayfur Sökmen önderliğinde bizim atalarımız kanıyla canıyla bu şehir için savaşmış. 20 sene bu şehirde kurtuluş mücadelesi verdik” dedi.

Erem İmanoğlu’nun adaylığına ilişkin açıklamalarda bulunan Başkan Savaş, “ Ekrem Bey dinamik, vizyon sahibi ve hareketli bir insan. Bunu İstanbul’a yaydığında kentin pozitif enerjisi olur. Ben Ekrem Bey’in 31 Mart akşamı ipi göğüsleyeceğini düşünüyorum. Hataylılarla birlikte bir yemek vererek destek olmak üzere İstanbul’a gideceğiz” dedi.

İsmail Küçükkaya’nın Suriyeliler ile ilgili sorusuna da samimiyetle cevap veren Başkan Savaş, “Ben ensar muhacir kavramına inanıyorum. Ancak Suriye’de güvenli bölge kurulduktan sonra bu vatandaşlar kendi yurtlarına dönmeli. Suriyeliler bu güvenli bölgede kurulan kentlerde yaşasın. Silah tutmasın, eğitilsin. Orada barış sağlandıktan sonra huzur içinde yaşasınlar istiyoruz” dedi.

“ÇORBADA TUZU OLMAYANLARIN SOFRADA GÖZÜNÜN OLMASI DOĞRU DEĞİL”

İsmail Küçükkaya, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun “Türkiye’de 452 bin Suriyeli bebek doğdu” açıklamasını Başkan Savaş’a hatırlattı. Bu bilgi üzerine düşüncelerini paylaşan Lütfü Savaş, “Bu topraklar bizim coğrafyamız. 20 yıl mücadele ederek kazandığımız topraklar. Ancak Suriyeli vatandaşlar nüfus plansızlığı ile birlikte Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı alarak bu kentte ve ülkede söz sahibi olabilecekler. Örneğin bugün bir ilçemizde 2 tane Suriyeli muhtar adayı olmuş. 5 sene sonra belediye başkanı adayı olabilecek. Kendi nüfuslarını korumak için doğum oranlarını yüksek tutuyorlar. 3 yıl önce Hataylı kadınların doğum oranı ile Suriyeli kadınların doğum oranı aynı iken bugün bu oran yüzde 60’a yüzde 40 oranında Suriyelilerin lehinde. 3 yıl sonra yüzde 75’e 25 olacak. 12 yıl sonra Türk nüfusu Suriyeli nüfusun altında kalacak. Ondan sonra hiç kimse Hataylı olup da belediye başkanı adayı olmaya cesaret edemez. Ben bunların hiçbirini ırkçılık yapmak için söylemedim. Hatay halkı ben bunları söyleyeyim diye beni seçti. Ben sussam bile gerçekler değişmeyecek. Çünkü bu bir milli mesele.  Çorbada tuzu olmayanların sofrada gözünün olması doğru değil” dedi.

Lütfü Savaş, yeniden aday olma sürecini de değerlendirdi. Bu kentte huzura katkı sağlamak isteyen, ay-yıldızlı Türk bayrağının altında mutlu yaşayan, yüzü Ankara’ya dönük herkesin oyuna talip olduğunu ifade eden Lütfü Savaş, en büyük projesinin huzur olduğunu ifade etti.

“PROJESİ OLMAYANLAR SADECE DEDİKODU YAPAR”

İbrahim Güler’in eleştirilerine de cevap veren Lütfü Savaş, “Projesi olmayanlar, iş yapmayanlar sadece dedikodu yapar. Yayladağı’ndan başlayıp Erzin’e kadar uzanan 185 km’lik sahilde yasalar tarafından bu alanların bizim hakkımız olmasına rağmen 1 kilometrelik alan bile bize vermediler. Bunun en büyük sorumlularından biri de kendisidir. Ama biz tüm bunlara rağmen her yıl mayıs ayında başlayarak kasım sonuna kadar tüm sahillerimizi 85 kişi, 2 tekne ve 2 römorkla hem denizin içini hem de sahillerimizi temizliyoruz. Defne’de yapmak istediğimiz kongre merkezi için yer istedik ama vermediler. Bize ait olan 7 dönümlük alanda spor kompleksi yapacağız. Seçildiğimiz ilk yıl Ankara’ya 82 yazı gönderdik. Dönemin valisi bize destek oldu ve 2 tanesine cevap verildi ancak 80 yazımız hala bekliyor. Kentsel dönüşüm projelerimizle ilgili bakan bey ile 3 defa görüşmeme rağmen ve onay vereceğine dair söz vermesine rağmen onaylamadılar. Hatay’ı ticaret merkezi yapmak için hayata geçireceğimiz HADO projemizi 1 yıldır engelliyorlar” dedi.

Yeniden seçildiğinde tüm engellemelere rağmen Hatay’a hizmet etmekten geri kalmayacağını da sözlerine ekleyen Başkan Savaş, gelen vergilerle Hatay’ı şaha kaldıracağını belirtti.

Programın son bölümünde Başkan Savaş’ın eşi Prof. Dr. Nazan Savaş da yayına katıldı. Yayının kısıtlı süresinde Başkan Savaş’ın kent için bugüne kadar yaptığı hizmetleri anlatamadığını belirten Nazan Savaş, “Başkanımız kente 8 tane arıtma tesisi kazandırdı. Bunların bir tanesi dünyanın 5. Avrupa’nın 2. büyük kapasitesine sahip. Bununla beraber altyapıya büyük yatırım yaptı. İçme suyu şebekesi, kanalizasyon şebekesi yaptı. Kilometrelerce asfalt yol yaptı. EXPO 2021’i kentimize kazandırdı. Hatay’a UNESCO Gastronomi Kenti unvanı kazandırdı. İnşallah gelecek dönemde de Hatay’ın adını tüm dünyaya duyurmaya devam edecek. Eşime ve Hatay halkına güveniyorum. İkimiz de şehrimizi ve ülkemizi çok seviyoruz” ifadelerini kullandı.

 

27 Şubat 2019